8 Ekim 2010 Cuma

Miiiiiim!

8ex-en8'in şuradaki isteği üzerine, oradaki 3 mimden birini seçtim ve yazmaya başlamak istiyorum. Ama öncelikle kendisine tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.

Seçtiğim mimin konusu şöyle; Senin hayatında "Yedi önemli, ya da yedi ilginç şey"

 1.Mimde konusu geçen '7' rakamını duyunca, aklıma ilk gelen en önemli ya da ilginç olayların 7. sınıfta gerçekleştiğini söylemek isterim. Şöyle ki; 7.sınıfta ben ve arkadaşım ilk kez aşık olduk. O dönem deli gibiydim. Sevdiğim çocuğun geçtiği yollar bile özeldi. Onun geçtiği yerlerden geçerken "ayyyh, buradan geçti, buralara bastı..." şeklinde cümleler kurarak onun geçtiği yollara keyifle basıyor, aynı zamanda da aptal bir surat ifadesiyle geziniyordum ortalıkta. Okulda her karşılaştığımızda kalbim heyecandan yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Kimi zaman okulun penceresinden aşağı bakarken geldiğini görürdüm, wc kapısının arkasına saklanıp ara ara başımı uzatıp bakardım merdivenlerden çıkıyor mu diye. Geçtiği zaman gizli gizli izlerdim. Arkadaşım da, benim aşık olduğum çocuğun kankasından hoşlanıyordu. Beraber planlar yapar, onları görmek için didinirdik. Hatta o yaş için fazla kaçacak çılgınlıklar yapardık. Mesela sevdiğim çocuğun nerede oturduğunu merak edip evine kadar takip etmiştim. Zavallım anlamıştı, yol boyunca çaktırmadan arkasına bakmaya çalışıyordu, bir yandan da sinirlenmişti. Yine de yılmadım, nerede oturduğuna kadar öğrendim. O yılları mumla arıyorum.

2. Hayatımda başıma gelmesini istemediğim ve gelen en ilginç olay da Emre Belözoğlu'na aşık olmamdı. Ama şimdiki Justin Bieber'ci kızları görünce onlar gibi olmadığıma eminim. Benimki bambaşka birşeydi, gerçek bir aşk gibiydi adeta. Bu olay 7.sınıf mevzusundan 1 yıl öncesinde oldu. 2002 dünya kupası maçları vardı. Bir gün o maçlardan birinin başlamak üzere olduğu bir zamana denk geldim. Bir futbolcunun boynundaki kolyeyi açmaya çalıştığını gördüm, bayağı uğraşmıştı ama bir türlü beceremiyordu. Arkadaşlarından yardım aldı en sonunda. Hani ilk aşklar nefretle başlar ya, öyle bir şey oldu o an ve "salak yıaa, bir kolyeyi açamadı, kıh kıh kıh" diye güldüm, dalga geçtim. Sonra sonra dikkatimi çekmeye başladı izledim, izledim, izledim... Başka gün oldu yine izledim falan derken, bir bakmışım aşık olmuşum. Sonra kendimi bütün gazete ve dergilerden arşiv yaparken buldum. 200'e yakın fotoğraflı bilgi topladım hakkında. Evinin dekorasyonuna kadar öğrendim. Tüm röportajlarını izledim, okudum. O zamanlar internet yoktu. Tümünü kendi çabamla oluşturmuştum. Büyüdükçe anladım, böyle salakça aşk olmaz dedim, vazgeçtim, bağrıma taş bastım. Zaten kişiliğini beğenmiyorum şu an.

Şıpsevdi görünmüş olabilirim ama, hayatım boyunca yaşadığım aşklar bu kadardı. Gerçekten.

3. İtalya / İtalyanca... İçimde garip bir duygu besliyorum İtalya ve İtalyanca'ya. Nedenini bilmiyorum. Ülkesini çok seven bir Türk genci olarak neden İtalya'nın ismi cismi sevimli geliyor, anlamış değilim. Hala çözemedim. Ama son iki-üç yıldır İtalya'ya bir merakım var. İtalya'ya has çok şeyi seviyorum. Mesela piyanoya bir merak peyda oldu bende. Çalmak istiyorum, çalamasam bile sesini duymak istiyorum. Hayatım boyunca bir kere İtalya'ya, olursa Venedik'e gitmek istiyorum. Turlarla olur, başka türlü olur, bir gidip görmek isterdim. Yaşlansam bile emekli maaşımdan biriktirip gitmek isterim en son ihtimal. Onu da değerlendiremezsem gitmeden ölürüm. Ama en azından denemek istiyorum. Balayında orada olsak sevdiceğimle, ne güzel olurdu. Dillerini de öğrenmeyi delice istiyorum. İtalyanca çok sempatik geliyor bana. Neyse, var böyle bir merak ilginçtir ki. 

4. Çocukluğumdan beri aklıma geldikçe televizyonu açar, sesini kapatır, komik seslendirmeler yaparım. Eğlence olur bana. Hatta yanımda bir arkadaşım olur da, o da diğer karakteri seslendirirse, yeme de yanında yat olur.

5. Seslendirme dedim de, sesim ince olduğu için ve daha da inceltebildiğim için, çizgi film seslendirmek isterdim. Eğlenceli bir mesleğim olurdu.

6. Çoğu zaman kesin konuşmak istemem. Bazen emin bile olsam, cümlemin sonuna 'galiba' koyarım. Kimseyi yanıltmak gibi olmasın diye. Malum, biraz balık hafızalılık var bende, belki unutmuş olabilirim diye emin konuşamam. O yüzden bu sıralar sürekli kullanıyorum 'galiba'yı.

7. Hayatım boyunca hiç bir yerimi kırmadım, kemiklerim ilk günkü kadar taze ehe ehe. Bu benim için çok önemli. İnşallah bundan sonra da kırmam kolumu bacağımı. Maşallah maşallah tü tü tü...

Eğer isterse yazması için ben de bu mimi bu arkadaşımıza yollamak istiyorum: Ayşa
 Başka bir arkadaşa daha yolluyordum ama gitmiş buralardan ya da gitmek üzere, çok üzüldüm, çok sıcak gelmişti bana yazıları. Hayırlısı, ne diyelim. Umarım kalır.

7 yorum :

  1. şu 2. madde konusunda sana sınırsız bir katılım yapıyorum. Emre cimbomdayken belki gıcık oluyodam da Fener'e gelince nedense kıskanmıyorum artık. Tabi ortada Emre diye bişey kalmadı :)

    Justin Bieber diye inleyen kızların ağzına biber sürüceksin anca ondan anlar o bebeler.

    YanıtlaSil
  2. Ben fenerbahçeliyim ama artık ona gıcık olmamın nedeni takım değiştirmesi falan değil. Karakterini beğenmiyorum yapmacık buluyorum ne bileyim, şimdiki aklım olsa ııh cık yani :D
    Justin Bieber olayını zaten anlamış değilim, bizim zamanımızda Justin Timberlake vardı, yine de hatırladığım kadarıyla kızlar bu kadar tapmazdı ona yanlış hatırlamıyosam :D

    YanıtlaSil
  3. 5 ciyi umarım gerçekleştirirsin. Gönülden destek. Tabi anime seslendirmeni isterim ki bende izleyebileyim

    YanıtlaSil
  4. meslek konusunda çocukluğumdan beri daldan dalayımdır zaten, olursa hiç şaşırmam :)

    YanıtlaSil
  5. bayağıdır mim yazmıyordum iyi oldu teşekkür ettim ;) en yakın zamanda yazmaya çalışıcam, çünkü önceden düşünmem gereken bir mim =)

    YanıtlaSil
  6. hahaha ben de şu ana kadar hiç bir yerimi kırmadım!!:D üstelik çok hareketli bir çocukluk geçirdim, ağaç tepelerinden hiç inmedim=)
    bi de ben de 7. sınıfta aşık olmuştum.. çok güzel günlerdi, onları aklıma getirdin=)

    YanıtlaSil
  7. aslında ben hareketli bir çocukluk geçirmedim korkaktım biraz ondan sanırım :) bu arada 7. sınıfta aşık olmuş olan birini daha gördüğüme çok çok sevindim, zira o yaşta aşk olmaz derler ve kendimi kötü hissederim acaba yanılıyor muyum diye, iyi oldu bu :)

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails
Bu gadget'ta bir hata oluştu