12 Ağustos 2011 Cuma

Okuyun çocuğum!

Görüyorum çevremde çoğu insan sınavlarla boğuşur vaziyette, tercihler falan derken herkes bir şeylerin peşinde koşturuyor. Kimisi de okuluna devam ediyor. O kadar özeniyorum ki. Bu güne kadar istediğim şeyleri gerçekleştiremediğim için içim buruk. Ha imkansız diye bir şey yoktur, zaman geçti, yaş gitti, şudur budur diye de bir şey yok. Ama her şeyin de gerçekleşebilme ve gerçekleşememe zamanları var. "O da yok o da yok" diyenleriniz olabilir. Ama ben onun varlığının canlı kanıtı sayılırım. Ön lisansımı alırken bile çok zor şartlar altındaydım maddi olarak. Öyle giyimi kuşamı geçtim, yol paramı ucu ucuna yetiştirdiğim günleri bilirim. Ailemden fazla bir şey beklemiyordum, borçlarını, ödeyebilseler kafiydi benim için. O yüzden sesimi çıkarmıyor, yetirebilmeye çalışıyordum. Onlar da fazla farkına varmıyorlardı durumun. Öyle böyle derken bitirdik. Devam etmeyi çok istediğim halde, bir sürü atıp tuttuğum halde işe girip birkaç kuruş kazanmam gerektiğini düşünmek zorundaydım. Öyle yapıyorum şu an hâlâ. Şimdi tek bir isteğim var, para biriktirip şu göz kusurunu en aza indirgeyen lazer operasyonunu gerçekleştirmek. Bir yandan da geçen gün kuzenim sayesinde YGS'ye heveslendim. Önümüzdeki yıl için bir şeyler düşündüm. Ama sonra bunun önümüzdeki yıl için de zamanı olmadığına karar verdim. Nedeni lazer ameliyatı işte. Daha gerekli paranın yüzde ellisini bile tamamlamış değilim. O bir yandan, bir de okumak için gerekli para bir yandan bastırıyor üstüme. Tekrar aileme başvurmak en son isteyeceğim şey olur. Gereken desteği vereceklerinden ya da vermeye çalışacaklarından hiç şüphem yok. Ama dedim ya, bu benim en son isteyeceğim şey. Ben de "daha gencim, yaşım kaç ki? Olur elbet." diye kendimi avutuyorum ama, ona emin değilim işte. Bunların hiçbiri bahane olamaz, biliyorum. Kim bilir ne başarı öyküleri var bu hayatta. Olmaz diye bir şey yok ama...
Bunları size niye yazdığımı, niye bu kadar açığa vurduğumu bilmiyorum ama elimde olsa da çevremdeki pervasız insanlara anlatabilsem. Hatta bağırabilsem keşke. İnsanlar diğer insanları yaftalamayı o kadar seviyor ki. "Ne okudun"lar "kaç yıllık"lar havalarda uçuşuyor. Önemli olan hani insan mutluluğuydu? Hani insan kendi sevdiği mesleği yapmalıydı, kendi mutlu olduğu insanlarla vakit geçirmeliydi? Neden parasız ama mutlu insanların var olduğuna inanamıyoruz? Neden öyle olmayı göze alamıyoruz? Tamam, parayla saadet olmadığı gibi parasız da adım atılamıyor işte görüyorsunuz. Okumak için bile ihtiyaç var. Ancak bu kadar maddeleştirmenin bir anlamı yok. Ona tapmak zorunda değiliz hâşâ. İşte, buraya şuradan geldim; o olmadan okumak çok güç olsa da, okul okumamızın sebebi çok paralar kazanmak olmasın lütfen. Mutluluk olsun her şeyin sebebi.

2 yorum :

  1. zor da olsa başarmıssın. yıne başarılar. önemli olan ınsanın ınanması.

    YanıtlaSil
  2. inanıyorum, bigün. ama hangi gün bilinmez. teşekkürler.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails
Bu gadget'ta bir hata oluştu