26 Temmuz 2014 Cumartesi

Sesin nereden geldiği hep önemlidir.

Nihayetinde, tuvalet penceresinden duyulan gök gürültüsüdür sesin artık.
Normalde bir kalbi yakıp kavurabilecek güçteyken aslında ne olduğun değil, sesinin nereden geldiği önemlidir. Yakınlık-uzaklık meselesine sadece konum olarak bakmak kadar saçma bir şey de yoktur şu hayatta. Yanındaki sesi -Teoman'ın şarkısında da dediği gibi- içinden geçen binlerce sesle bastırıyorsan uzaksındır. Bazen de sesin yakındaymış gibi yanıltabilir, lakin bilmem kaç ışık hızı uzakta gürlüyorsan ve ben bunu tuvalet penceresinden işitiyorsam konuyu daha fazla kurcalamanın alemi yok.
Genellikle ürkünç, ama sadece hava muhalefetinin sesi olan bir isyan da diyebiliriz gök gürültülerine. Tıpkı sen. Ürkünç oluşunu gidişlerine borçlusun sevgilim. Ama bunun, tuvalet penceresiyle pek alakası yok, o mesele bambaşka.1
Yani işte dediğim gibi; önce tuvalet penceresinden duyulursun, sonra yavaş yavaş duyulmaz olursun. Hep şimşekler çakacak değil ya!




1.Herkes gitmekte özgürdür, kötü olan duygularla oynamaktır.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
Bu gadget'ta bir hata oluştu