2 Eylül 2014 Salı

Papağanım Olmasınmış

Bir papağanım yok benim.
Karşılıklı oturup manasızca kısa diyaloglar kurabilirdik ve birbirimizi yargılamazdık.

Kadınlar kendilerini güldüren erkeklerden hoşlanırmış ya -kim uydurduysa-; bir papağanım olsaydı dişi ya da erkek fark etmez, muhakkak beni güldürürdü. Nereden mi biliyorum? Öyle işte. Hisleri önemsememek robotların işidir kardeşim, bazen bir şeyleri kesin olarak bilmeme gerek olmuyor. Hoş; bir papağanın gülümsetebileceğini düşünmek pek bir bilgi gerektirmiyor gibi sanki.

"Bir Jako papağanım olmasın mı yani?" dedim, olmasınmış. Nedenini hiç sorma. Bir sürü abuk sabuk bahane... İnsanlarla aynı evde yaşamak çok zor kardeşim, hayvanlar öyle mi ya? Bir papağanım olsaydı ben ona bu kadar sinir olmazdım herhalde. Ben galiba son zamanlarda iyice kalpsizleştim belli ki.

Hem depresyona girermiş papağanlar. Tüylerini falan yolarlarmış sonra. "Tamam" dedim "kabul, tam benlikmiş bu papağan. Beraber çok mutlu oluruz bence." Ben sadece kafeslere karşıyım kardeşim. Kafes nedir kardeşim, kocaman papağan hiç kafese sığar mı? Büyük papağan kafesleri varmış, hah! Papağanın kocaman geveze dünyası diyorum sana, hiç sığar mı kafese? Nerede mi yaşayacaklar? Ben bilmem kardeşim, onu besleyene soracaksın. Ben papağansız bir insanım kardeşim, bunu sakın unutma.

Benim karşılıklı iki çift küfür edeceğim bir papağanım yok be! Yok işte kardeşim, niye yok, niye olmasınmış?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
Bu gadget'ta bir hata oluştu