Hayaller vs. Hayatlar

DİKKAT! - Yazanın kişisel problemlerini içerir.
Şu hayaller - hayatlar mevzusu çok klişe olsa da hepimizin kendine yakıştırdığı bir takım hayaller vs. hayatlar resmi olmuştur belleğimizde. Hayal ettiklerimiz her zaman olacak diye bir kural yok tabii, umut ediyor insan sadece.
Benim için dünyanın en güzel işi gibiydi çocuk kitapları tasarlamak, ama "paramız yok maaşını veremiyoruz" saçmalığını bir daha duymamak için birkaç yıl önce yayınevi aşkımı sonlandırmıştım. Hatta ondan sonra grafik tasarıma devam ettiğim halde yine aradığım mutluluğu bulamamış, tamamen mesleği bırakmıştım. Bu da bir hayaller vs. hayatlar gibi görünse de aslında şu an asıl hayallerime doğru yol aldığımı söyleyebilirim. Bu anlattığım konunun aklıma gelmesinin sebebi; yine bir çocuk yayınevinin grafik tasarım ilanını görmüş olmam. Önce bir iç geçirdim, ardından aklıma bu yaşadığım hayal kırıklıkları geldi ve kendimi toparlayıverdim.
Anlaşıldığı üzre, son günlerde iş ilanları sitelerinin vazgeçilmez müdavimi oldum. Tabii arayıp bulduğum ilanlar artık yeni mesleğime, yani eğitime yönelik. Ve birçok okula başvuruda bulundum. Sonunda bir geri dönüş aldım ve görüşmeye çağrıldım. Adını devamlı duyduğunuz bir vakıftı görüşmeye gittiğim. Ancak mülakattaki sorulara verdiğim yanıtları sonradan düşününce "ben bile beni işe almazdım" dedim içimden. Ama aslında insanları iyi analiz edebilen kişilerin takılmayacağı, hoş görebileceği cevaplardı. O yüzden içimde küçük de olsa bir umut var diyebilirim. İki hafta içinde olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapacaklarını söylediler. Yani bir nevi "biz sizi ararız" vak'ası.
Başvuru yapıyorum ama eğitimime de devam etme planlarım var bir yandan. Yaz mevsimi çıkarken benim için bir şeyler netleşecek. Şu an için istem dışı bir belirsizlik var. Gerçi bir işe girersem de eğitimime devam etme planlarımdan vazgeçmeyeceğim. Onun da çaresi bulunur.
"Büyüyünce ne olacaksın" diye sorular sordular çocuklara, ne saçmaydı değil mi? Şimdi bile ben istediğim "şey" olabilecek miyim, yoksa hiçbir şey olamayacak mıyım bilemiyorum. Elimden geleni yaparak sonuçları göreceğim. İyi bir eğitimci olmak istiyorum ve zaman zaman yapabileceğime inanıyorum. Bazense kendime olan güvenimi yitirdiğim oluyor, acaba diyorum doğru yolda mıyım ve ben buna uygun muyum?  Çünkü gerçekçi olmak gerek. Gerçekten verimli olup olmadığını kişinin bilmesi gerek. Kendini gereksiz ego ve çok bilmişliklerden arındırması gerek. "İyi" olabilmek için çalışıp çabalayıp kendini sürekli geliştirmesi ve o bulunduğu yeri gerçekten hak etmesi gerek. Böyle düşünüyorum ve buna göre hareket edeceğim. Ve biliyorum ki bir gün her şey rayına oturacak.
Güzel şeyler olsun da size güzel güzel anlatacağım.

Yorumlar

  1. İstemsiz olarak dedim ki hayaller paris - gerçekler istanbul :D :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hayaller pek paris olmasa da lafın gelişi öyle bir şey :D

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar