4 Şubat 2017 Cumartesi

Haydi söyle


Şu şarkıyı kullanan reklama denk gelince aşırı etkilenmiştim o zaman. Reklamdan çok şarkıdan, ama reklamdaki duygusal sahnelerden de. Öyle bir döneme denk geldi ki o reklam filmi, hislerimin deli gibi yoğunlaştığı dönemdi.
Bir kalbim olduğunu acı bir hisle hissettiğim dönemlerden biriydi. Bu sesi duyduğumda gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı, "neden böyle oluyor hep" derken ben. Çünkü bir soğukluk sezmiştim ondan bana doğru uzanan. Zaten hiçbir şeyimdi ama sürekli onu düşünmekten kendimi alamıyordum. Bu şarkı da böyle her reklam aralarında karşıma çıka çıka beni gaza getirmiş olacak; "haydi söyle", "haydi söyle"(Öyle söyleyemedim tabii). Daha da yaklaşmak, hayatına yakından bakmak istedim. Hayatında kötü giden şey her neyse onu onarmasına yardımcı olmak, taşıyamadığı şey neyse beraber taşımak yani sadece yükünü paylaşmak istedim.
Sonra hiçbir şeyim olmaktan çıkıp her şeyim oldu adeta. Bir gün sinemada, filmin başlamasını beklerken, yanımda o da varken yine reklam arasına denk gelen bu şarkı beni tatlı tatlı gülümsetti. O an fark etti mi, gördü mü bilmiyorum. Görse de anlamayacağı bir anlam vardı o yüzümdeki gülümsemede. "Söyledim işte" dedim içimden, "söyledim işte". Ben aslında ona hiç 'onu nasıl sevdiğimi' söyleyemedim ama söylediklerimden anlamıştır herhalde 'onu nasıl sevdiğimi'. Kesin anlamıştır. Eğer anlamasaydı yanımda olurdu. Ne zaman onları öyle sevdiğinizi anlarlarsa giderler çünkü. Bunun aksini hiç görmedim. Suçlamıyorum onu çünkü belki de kural bu.
Beni sevemediği için onu suçlamak dünyanın en saçma şeylerinden biri olurdu. Öyle bir hakkım yok. Sadece kırgınım ve geceleri kırgınlıklarım kalbime batıyor.
Onu son bir kez göremediğime kırgınım.
Daha hayatımdayken "onu ilk gördüğüm yerde kocaman sarılmak ve yirmi dakika boyunca öylece kalmak istiyorum" diye düşünüp bunu yapma fırsatı bulamadan gittiği için kırgınım.
Baharı beklemediği için, baharı onsuz karşılayacağım için kırgınım.
Evde olduğum için bunalımın eşiğinde olduğum bir dönemde beni bir de bu ateşe attığı için kırgınım.
"Ben sen varsın diye mutluyum" dediğimi unuttuğu için kırgınım.
Onunla birlikte gelecek yeni birbirinden güzel ve farklı günleri düşünüp heyecan duyarken birden bire yarım bırakılmaya kırgınım.
Bu kadar kısa sürede beni öylece yok saymasına kırgınım.
Halledemeyeceğimiz bir şey olmamasına rağmen gidişine kırgınım.

Belki de ben halledilebilir olduğunu sanmışımdır, halledemeyeceğimiz bir şeydir; sevgisizlik gibi mesela.
Halledilemeyecek temel şeyler vardır. Onların dışında birçok şey konuşarak halledilebilir.
Sevgisizliği konuşarak halledemezsin, aldatılmayı konuşarak halledemezsin, hakaret ya da şiddeti konuşarak halledemezsin. Gerisi hep hallolur.
Sevgi olsa gider miydi? Bilmiyorum. Ben bu temel şeylerden herhangi birini görmediğim sürece bu kadar kolay bir şekilde asla ondan vazgeçmezdim. Bilseydi benim ilişkiye başlama ciddiyetimi, o da hak verirdi.
Yine de iyi ki girmiş hayatıma, hiç pişman değilim. Sadece kırgınım ve özlüyorum. Her gece şükrettiğim şey gitti, her şey bitti.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails
Bu gadget'ta bir hata oluştu