BAHARIN GELİŞİ HIDIRELLEZ'DEN GEÇER

Ahırkapı /2017
Her yıl 5-6 Mayıs’ta baharı karşılamak için kadın-erkek herkesin kutladığı “Bahar Bayramı” ya da bilinen adıyla Hıdırellez, kışın bitmesi ve yazın başlaması anlamını taşıyor. Edirne, Trabzon, Ahırkapı, Balat… Yeri hiç fark etmeksizin baharın gelişi hemen hemen her ilde, farklı ilçelerde eğlenceli etkinliklerle kutlanıyor. 
Tüm dünyada farklı isimlerle yapılan baharı karşılama şenlikleri ülkemizde Hızır ile İlyas inancıyla şekilleniyor. İnanışa göre ölümsüzlük suyu içmiş Hızır ile İlyas peygamber her yıl Hıdırellez gecesi denizin ortasında buluşurlar. O yıl yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım ederler. Bu sebeple, inanışları gereği insanlar Hıdırellez günü bereketin, bolluğun, şansın gelmesi için değişik yöntemlerle dilekler diliyor. Kimilerine göre batıl inanış kabul edilen aktiviteler günümüzde de, geleneksel şekilde sürdürülüyor.
Baharı karşıladığımız bu şenliklerden en çok dikkat çekeni Ahırkapı Hıdırellez Şenlikleri. Ahırkapı’da ilk Hıdırellez şenliği 1997 yılında küçük bir düzenlemeyle yapıldı. Sonraki yıllar civardaki çeşitli otel ve kuruluşların katılımıyla genişledi ve Ahırkapı Parkı’na taşındı. Mayıs 2011’de izdiham oluşmasını önlemek için bilet satışı başlatılması şenliği ticarileştirdiği nedeniyle halkın tepkisini topladı. Tepkiler sonucunda, Ahırkapı Hıdırellez Şenlikleri Derneği tarafından şenliğin artık düzenlenmemesine karar verildi. Ancak kutlamalar artık Ahırkapı sokaklarında mahalle halkının ve orada bulunmak isteyen herkesin katılımıyla düzenlenmeye devam ediyor. Edirne Kakava Şenliklerinden bahsedecek olursak, adının farklı oluşu dışında bu şenlikleri Hıdırellez şenliklerinden ayıran pek bir şey yok. Hatta ‘Kakava Hıdırellez Şenlikleri’ adıyla anılıyor.

“Yeşil yaprak gibi yeşerelim, muradımıza erelim”

Her yıl rengârenk şenliklerle kutlanan Hıdırellez’i bir de romanların basın sözcüsü, İstanbul Roman Federasyonu Onursal Başkanı ve aynı zamanda romanların modacısı Murat Divandiler’den, nam-ı diğer Kobra Murat’tan dinledim. 

Murat Divandiler
Balat’ta hâlâ devam eden Hıdırellez geleneklerini anlatmaya çocukluğundan başlıyor Kobra Murat. Daha yeni yeni kendini bilmeye başladığı zamanlarda, 5-6 yaşlarında sabaha karşı yatağındayken annesinin demir bir aletle kendisine dokunmak suretiyle hafifçe vurduğunu, bunu yaparken üç kere “demir gibi olsun” dediğini hatırlıyor. “Annemin kullandığı bu demir alet sobanın maşası, evdeki bir kepçe veya hiçbir şey bulamazsa bir ütü bile olurdu,” diyor. Kobra Murat’ın annesinin bunu söylemeden önce sıraladığı dileklerse şöyle: “Demir gibi sağlam olsun, sağlıklı olsun, şanslı olsun, ak dediği ak, gök dediği gök olsun, bütün hayalleri gerçek olsun, ömrü uzun olsun, sayılsın, sevilsin, vatana millete hayırlı evlat olsun…” Hıdırellez günü sabahın beşinde çocuklara yapılan bu âdetin ardından pencereler açılır, dualar edilir, eve meleklerin gireceğine ve Hızır Aleyhisselam’ın gezeceğine inanılır. Kobra Murat’ın dediğine göre pencereler açıldığında içeri üşütmeyen tertemiz bir hava dolar; soğuk bile olsa bahar giriyordur, pırıl pırıldır her yer. 
Hıdırellez sabahları, o gün kahvaltıda sadece beyaz ve yeşil yiyecekler yediklerinden bahseden Kobra Murat “Poğaça, börek, çörek, içecek olarak süt… Ve o gün roman mahallelerine kamyonetlerle marul satıcıları gelir; yeşil yaprak gibi yeşerelim, muradımıza erelim diye,” diyor. “O gün bir arınma günü gibi, beyaz ve yeşil yiyorsun. Aklanıyorsun ve yeşeriyorsun. Baharı içine alıyorsun. Ve herkes birbirini Hıdırellez kahvaltısına çağırır. Mesela benim annem sağ olsaydı, annemin bütün sülalesi muhakkak bizde, Hıdırellez kahvaltısında olurdu.”
Aynı sabah Ayvansaray’daki bir türbeye gidip dileklerin dilendiğinden, dualar edilip adaklar adandığından bahseden Kobra Murat şunları söylüyor: “Mesela ben her sene orada ister adağım gerçekleşsin, ister gerçekleşmesin -ki oluyor- bir veya iki tepsi baklavayla kaymak dağıtırım. Ellerine alır yeğenlerim tepsiyi, sanki kız istemeye gidiyormuşuz gibi gideriz. O baklavayı, kaymağı orada dağıtırız. Dualar edildikten sonra oradan yeşil bir yaprak alıp sağlıklı olsun, hastalıkları gitsin, ciğeri tazelensin, kalbi tazelensin diye biri diğerini o yaprakla tepeden tırnağa döver ve yaprağı atar. O yaprak sanki hastalığı aldı, kaldı orada. Tekrar başka bir yeşillikle diğeri onu döver. Oradan eve gittikten sonra herkes dualı yeşilliği evinin, dükkânının kapısına asar. Yani biz bugün dualar ettik, dilekler diledik, arındık... Hıdırellez bizim bayramımızdır, bahar bayramıdır. Yani fakirliğin, kara kışın, hastalığın bittiği, sağlığın, huzurun, bereketin geldiği yeni bir hayat. Yani yeniden doğmak gibi, yenilenmek gibi, sıfırlanma gibi…” 

Ahırkapı / 2017
İçimizi güzelliklerle dolduran baharın olmazsa olmazı Hıdırellez şenliklerini öğrenmek istiyorum Kobra Murat’tan. Balat Lonca Mahallesi sakinlerinin şenlik gecesine nasıl hazırlandığından sonlandırdığına kadar anlatıyor. Anlattığına göre o gün yediden yetmişe herkes tepeden tırnağa sıfırdan, baharı ve gökkuşağını çağrıştıran rengârenk giysiler giyiyorlar. Ne kadar boncukları, altınları, takıları varsa takıyorlar. Her evde oyun havası çalıyor ve kendi aralarında kılık değiştirip tiyatro yapıyorlar. Kostüm kostüm kıyafetler sırıklara takılarak davul zurnalarla mahalle dolaşılıyor ve gelinlere abartılı içerikle hazırlanmış Hıdırellez tablaları gidiyor. Karşılık olarak damatlara takım elbiseler, altın kemerler gönderiliyor. Tüm bunlardan sonra meşhur Hıdırellez ateşi yakılıp üzerinden atlanıyor. Bütün mahalle üç kere ateşin üzerinden atlıyor ve her atlayışta bir dilek dileniyor. Kobra Murat şöyle diyor: 
“Ufacık, yeni doğmuş bebeği bile kendi elimizle ateşin üzerinden geçirir dilekler dileriz. Atalardan kalma bir şey, illa o ateş yakılacak. Hıdırellez ateşi o. Biraz daha hava karardıktan sonra ben elime darbukayı alırım ve şarkılar eşliğinde bütün sokakları turlarım. Genç kızlar peşime takılır, halkı toplayarak eski Galata köprüsünün oraya gideriz. Orada dileklerimizi kâğıda yazıp denize atarız. Ondan sonra mahalleye döneriz ve gece ikilere üçlere kadar eğleniriz.” 

Haber-Fotoğraflar: SmG (simge.n.g@gmail.com) 
Dilek Ağacı - Ahırkapı / 2017

Yorumlar

Popüler Yayınlar